23 Aralık 2009 Çarşamba
Recep İvedik 3'ün Fragmanı Çıkmış
Fragmanı izlemek istiyorsanız da aşağıdan izleyebilirsiniz...
7 Aralık 2009 Pazartesi
Dikkat yeni dolandırıcılık çeşiti: kargo
Sonra teyzemiz ücreti vermiş ve tüm 50 TL'sinin olduğunu söylemiş ve bozmasını söylemiş. Arabada bozayım demiş ve aldığı gibi ortadan kaybolmuş. Paketi açtığında da içinden küçük boy defter. Piyasa değeri 50 kuruş yada 1 TL olan cinsten bir defter. Yani size bir kargo geldiğini inandırmak için her şeyi yapmışlar. Siz siz olun ücret talep eden kişiler olursa dikkatli davranın
6 Aralık 2009 Pazar
Artık herkes kombili olamayacak
Bayındırlık Bakanlığı’nın kararına göre artık 1000 metrekare alandan büyük binalar için kombili ısınma olmayacakmış. Peki neden böyle bir karar alındı. Biraz bilimsel bir açıklama olsada size anlatacağım :) Bir makine mühendisi olarak bu sene derste de gördüğüm için konuya hakimim :D
Öncelikle kombili ısınmanın zararı nedir onu söyleyim. Kombili ısınmada yakıt tüketimi, merkezi ısıtmaya göre daha fazla olmaktadır. Zaten yasaklanma sebebi de budur. Gereksiz yere daha çok yakıt kullanılmaktadır. Eğer ki merkezi sistem ile aynı yakıtı harcayım derseniz o zaman da ısınmada sorun yaşarsınız. Bu neden böyle oluyor diye sorabilirsiniz.
Kombili ısıtmada her daire kendi evini kendi ısıtmaktadır. Yani ısıtma kontrolü daire sahibindedir. Kombili dairelerde her daire aynı ölçüde ısınmayabilir. A dairesi düşük sıcaklıkta yakarken B dairesi daha yüksek sıcaklıkta yakmaktadır. Peki siz acaba tüm o yaktığınız yakıtı kendi dairenizde mi kullanıyorsunuz ? Tabiki hayır. Eğer yan yana veya alt alta iki dairede eşit miktarda yakıt yanmıyosa ortam sıcaklığını dengelemek için havada ısı değişimi olacaktır. Yani komşunuz az yakıyorsa siz çok yakıyorsanız sizin sıcaklığınız fazla olacağı için komşunuzun dairesiyle aynı sıcaklığı bulmak için ısı değişimi olacaktır. Bu nedenle sizin harcadığınız ısı komşunuzu ısıtacaktır. Yani kayıp buradan başlıyor. Eeee ısınamadığınız için daha çok yakıt harcayacaksınız bu seferde fatura çok kabaracak. İşte Bayındırlık Bakanlığı yüksak yakıt tüketimini önlemek amaçlı merkezi sistemi zorunlu kılmıştır.
Böylelikle hem siz hemde devletin gaza verdiği miktar azalacaktır. Merkezi sistemlerde tüm daireler eşit ısındığı için ısı kaybı az olacaktır. Bu nedenle her yer eşit ve daha az yakıt ile ısınacak. Buda hem sizin cebinize hemde devletin kasasına artı para kalması demektir.
Ayrıca daire sahiplerine önerim, mümkün oldukça dairenizin dışarıya bakan duvarlarını izolasyon yaptırmanız. Bu sizin yakıt tüketimi düşürmekle beraber hem sıcaktan, hemde soğuktan koruyacaktır. Isı değişimi gerçekleşmeyeceği için eviniz kutu gibi olacaktır. Öncelikle klima veya ekstra ııstma araçları almadan önce bunları yaparsanız, ileriye dönük daha karlı bir iş yapmıış olursunuz. Nerden mi biliyorum ? :) Derste ve sınavda bunların sorularını çözdükde ondan:D
4 Aralık 2009 Cuma
Güle güle mi Bye Bye mı ?
Başlıktan az çok neden bahsetmek isteyeceğimi anlamış olmalısınız. Türkçemizde en çok kullandığımız sözcüklerin giderek artık ingilizce kelimelere dönüşmesinden duyduğum rahatsızlığı anlatacağım.
Beni tanıyanlar bilir, elimden geldiğince Türkçe kelimeler kullanmaya çalışırım, yazdıklarımı ben ya da bir kısım insanın değil herkesin rahatça anlamasını isterim. Aslında normalde aynı millet aynı dile sahip insanların iletişimde sorun olmaması gerek ama bizim ülkemizde zaman geçtikçe herkes artık birbirini tam manasıyla anlamamaya başladı.
Eski Osmanlıca sözcükleri ben ve benim neslimin anlaması normaldir elbet ama kendi neslimdekinin beni ya da benim onu anlamamam biraz anormal oluyor. Şimdilerde yok emoca yok bilmem neyce gibi grup dilleri çıkmaya başladıkça anlamamaya iletişim kuramamaya başladık. Sizce bu doğru mu ?
Dilimiz öyle bir hal aldı ki ingilizce kelimler, ingilizce kelimelerin ve Türkçe kelimelerin evrimleşmesi giderek artmakta ve iletişim problemleri görülmeye başladı. Benim amcam, dayım, dedem gelip tabelada yazılan yazıyı okuyamayıp , okusa bile anlayamıyorsa bu hiç de normal değildir. Yok işte mouse internet kafe, cafe plaza, teahouse… gibi dükkan isimleri oldukça anlamamaları gayet normal. teahouse yerine çayevi yazsa orası farklı bir yer mi olacak sanki.
Bunlar gibi örnek çok ama benim en üzüldüğüm diğer nokta ise; selamlaşmalar giderek ingilizce olmaya başladı. Nasıl mı? Öncelerinde “tamam” yerine “ok” kullanımı yaygınlaştırdık, sonra “güle güle” ya da “hoşça kal” yerine “bye bye” şimdilerde ise “merhaba” yerine “hello” ya da “hi” denilmeye başlandı. Belki ben duymadım diyebilirsiniz ama gerçekten öyle. Yaşlı başlı amcaların ağzından “ok” lafını duyunca öyle şok olmuştum ki tarif edemiyorum. ![]()
Acaba bu kelimeleri kullananlar karşısındakine bir his yüklüyor mu? Örnek olarak “bye bye” ı ele alalım. Arkadaşımla görüştüm ve ben artık gideceğim ve giderken arkadaşım bana “bye bye” dedi. Ben sizce nasıl hissederim? Ben söyleyim hiç bir his oluşmaz. “Bye bye” ne anlamı var. Ayrıca okunuşu “Bay bay” oluyor ki benim dilimde “bay” “Parası, malı çok olan, zengin (kimse) , Erkek özel adları yerine kullanılan, Zengin kimse, Bey yerine kullanılan bir unvan" yani bize söylenen ile alakası olmadığını düşünüyorum! Oysaki “bye bye” yerine “güle güle” denilse o kişiye güzel hisler vererek yolcu ederiz. Yani mutlu olarak git, yüzün gülsün anlamında “güle güle” deriz. Ya da “hoşça kal” diyerek onun mutlu şekilde kalmasını temenni ederiz. Karşımızdaki insanda genelde giderken “bye bye” diyebilir. O kişininde “Allaha ısmarladık” demesi kültürümüzde var olan bir şeydir ve bence çok güzel kelimedir. Ya da “Allah’a emanet ol” diyebiliriz. Bunlar insanlar arasındaki maneviyat duyguları yükseltecek ve en ufak sözcükle karşınızdaki insanla ilişkinizi güçlendiribilecek sözcüklerdir. Samimiyet duygusunu bize ve karşımızdakine aşılamış oluruz. Ama bir “bye bye” ile bunların hiç birinin olmayacağını savunuyorum.
Dilimize yabancı kelimelerin katılmasını bazı kimseler doğru bulsa bile ben doğru bulmuyorum. Çünkü biz kendimizi değil herkesi düşünmeliyiz. Ve herkesin bunu bilmesi zordur. Ülkemizde onca edebiyatçı kişilik olmasına rağmen bu tarz yabancı kelimelere bir karşılık bulamıyorsak bu vahim bir durumdur. Koskoca bir milletin dilini kendi kendine yozlaştrması beni gerçekten incitiyor. Umarım bu yazıdan sonra sizde kullanıyorsanız biraz olsun dikkat eder ve karşınızdakilerede uyararak bu tarz konuşmalardan vazgeçtirebiliriz. Çünkü kendi kimliğimizi kaybetmeye başlayacağız, başladık bile…
1 Aralık 2009 Salı
Yeni alan adım
Bu aralar pek yazı giremiyorum.Sebebi ise sınavlar ve bayram tatili. Bugünden itibaren 2 haftalık süreçte oldukça çok yazı yazacağım. Bugün artık kendi alan adımı kullanacağım. Artık yeni alan adım www.aorhan.com. Buradan rahat rahat sitemi ziyaret edebileceksiniz. bundan boyle yeni adresim boyledir, duyduk duymadık demeyinnnnnn:D Belki wordpress'e geçebilirim. Sponsor bir hosting bulursam wordpress'te takılabiliriz. Çünkü bu blogger güzel hoş ama çok atraksiyonlu işler yapılamıyor. İnşallah daha güzel şekilde yolumuza devam edeceğiz