28 Mayıs 2009 Perşembe

Memleketim Beydili KanalD Ana Haberdeydi

Orada doğup büyümesemde oradaki sıcaklık ve insanlık beni her zaman oraya karşı büyük bir sevdayla bağlamıştır.Sadece ben mi peki, tüm Beydilliler öyledir. Vatanını her zaman kalbinde yerini koruyacak, hiç bir zaman unutayacak tüm herkes bu sevdayla bağlıdır. İşte bu sevdamızla bir çok şey yapmaya çalışıyoruz. Kendi sevdamı yansıtmak için öyle bir basit site yaptım bkz., bu site bir çok kişinin ilgisini çekti. Daha sonrasında benim gibi sevdalı büyüklerim bu köyü tanıtmak için dernek kurdular. Geliştiler, bir çok şey yaptılar. Şu anda ilçeden fazla tanınmaya başlandı. Bir sürü tv kanallarına TRT,ART,SES TV, FLASH TV, MELTEM TV'ye çıktı. Tarihi yapıtlarıyla gazetelerde "örnek:vatan gazetesi" yer aldı. Her sene düzenlemeye çalıştığımız hıdırellez şenliklerine binlerce kişi katıldı. Son hıdırellez şenliklerimizde çok renkli görüntüler yaşandı. Köyümüzü yabancı turistler ziyaret etti. Kültürümüzü gerçekten çok beğendiler. Onlarda bizler gibi oynadı söyledi. En sonda KanalD Ana Haber'de köyümüzdeki misafirberlik anlatıldı. Buyrun birde siz izleyin



Şimdiki sitemizde kültürümüzü öğrenebilirsiniz. Beydili.org

22 Mayıs 2009 Cuma

Mühendislik ve fark

Bugün arkadaşın birinden bir e-posta geldi.Aslında bu tarz şeyleri okumam direk silerim ama bu sefer okudum ve epey güldüm sizlerinde okumasını istedim.İşte 4 farklı hikaye:D
(not: resimde a.orhan yazıyor yani resmi çizen kişinin ismi Ahmet Orhan; fakat ben değilim o kişi:) ne hikmetse o kişi makine mühendisiymiş zaten:D)

MÜHENDİSLİK ÇÖZÜM ÜRETMEKTİR*

1)Üç İşletmeci ve üç Mühendis iş icabı trenle bir seyahate çıkacaklardır.Tren garında üç işletmeci üç bilet aldığı halde, mühendisler yalnızca bir tane alırlar. İşletmeciler bunun sebebini sorduklarındaysa, 'Bekleyin ve görün' derler. Trene binerler,bir süre sonra üç mühendis kalkıp beraberce tuvalete gider. Kondüktor gelir, üç işletmeciden üç bileti aldıktan sonra tuvaletin kapısını çalar,'biletiniz lütfen' der. Mühendislerden biri eliyle bileti dışarı uzatır.

İşletmeciler de bunu görürler. Artık taktiği kapmışlardır. Dönüş zamanı gelmiştir,yine gardalardır.İşletmeciler gidip bir bilet alırlar. Bakarlar mühendisler bu sefer hiç bilet almıyor, şaşkınlıkla yine sebebini sorarlar, 'Bekleyin ve görün'der yine mühendisler. Yolculuk başlar. İşletmeciler beraberce kalkıp tuvalete giderler, ardından da mühendisler de karşısındaki tuvalete. Kondüktorun gelmesine yakın,mühendislerden biri dışarı çıkar, karşıdaki tuvaletin kapısını tıklatıp 'biletiniz lütfen' der. Açılan kapıdan bir el bileti uzatır. Bileti alan mühendis diğer tuvalete geri girer.

2)Adamın biri bir gün yolda giderken bir kurbağa görür ve kurbağa dile gelir. 'Ben aslında bir insanım, eğer beni bir kere öpersen çok güzel bir prenses haline gelirim.' Adam kurbağayı eline alır ve cebine koyar. Kurbağa tekrar dile gelir. -' Eğer beni öpersen çok güzel bir prenses olacağım'yeniden cebine koyar.Kurbağa yalvarmaya başlar:-'Eğer beni öper ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle bir hafta kalırım ve istediğin her şeyi yaparım'Adam tekrar kurbağayı çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek cebine koyar .Sonunda kurbağa dayanamaz--
'Senin neyin var?
Sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni öpersen 1 hafta seninle kalıp istediğin her şeyi yapacağımı soyledim. Neden beni öpmüyorsun?'

Sonunda adam konuşur- 'Bak, ben bir mühendisim. Kızlarla uğraşacak vaktim yok, fakat konuşan bir kurbağa çok ilginç geliyor.'

3)Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün New York üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürur ve kaybolur. İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır.

- 'Pardon. Ben neredeyim acaba?' diye sorar.-

-'Yerden 500feet yükseklikte bir balonun içindesin' der adam.
Yönetici sinirlenir:- 'Sen mühendissin değil mi?' diye sorar.

- 'Evet.' der adam. 'Nereden bildin?'

-'Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdiğin cevap 100% doğru fakat hiç bir işime yaramıyor.'

- 'Sen de yöneticisin değil mi?'

- 'Evet sen nereden bildin?'

- 'Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde kaybolmuşsun. Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu şimdi benim suçum oldu.'

4)Bir rahip, bir doktor ve bir mühendis golf sahasının boşalmasını beklemektedirler.

Mühendis:'Bu adamlar ne yapıyor böyle, 15 dakikadır bitirmelerini bekliyoruz.'

Doktor: 'Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalık görmedim.'

Rahip: 'İşte görevli geliyor, onunla konuşalım.'

Rahip:'Merhaba,şu anda sahada olan grup ne zaman çıkacak, neden bu kadar yavaşlar?'
Görevli: 'Onlar kör itfaiyeciler. Kulübümüzde geçen sene çıkan yangında gözlerini kaybettiler.

Bu yüzden istedikleri zaman burada ücretsiz oynamalarına izin verildi. '
Rahip:'Ne kadar üzücü, bu akşam onlar icin dua edeceğim. '
Doktor: 'Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için bir şeyler yapabilir miyiz diye bakacağım.'
Mühendis: 'Bu adamlar neden geceleri oynamıyorlar?'

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Bir kere başımıza gelmesin

Bugünlerde çok isyankar oldum. Aslında şu blogta kişisel yazılarımı yazmaya başladığımdan beri sürekli bir şikayet içerisindeyim. Bende kuşlardan, böceklerden, güneşten, bahardan yazmak isterim ama olmuyor işte zırt pırt bir şey çıkıveriyor.
Şu sıralar pek bir garip duygu içindeyim. Bu duygunun ne olduğuna gelince çok saçma gelecek ama şu; karışıklık. Evet karışıklık. Peki karışıklık derken ne demek istediğime gelince, kafam çok karışık, içindeki düşüncelerim raflarına konulmuş hangisini seçsem diye düşüneyim tarzında değil de, acaba hangi rafa şunu koysam sonra oradan hangisini seçsem gibi karma karışık bir duygu işte:)
Okuldaki notlar düşüşte, sürekli termodinamik dersinden atılmam, okulda amaçsız şekilde bir yer almam ve ben ilerde mühendis olacam ama şu anda bir halta yaramıyorum acaba 2 sene sonrada mı bu şekilde olacam duygusu. Artık o kadar sıkıldım ki yani okulda kendimi bir araç olarak görüyorum farklı bir şey olmamasına rağmen değişen şeylerin çok olması birazda bunun sebebi.
Sonrasında özel hayatım. Geçen yazımda anlattığım gibi ama orada anlatamadığım çok farklı şeylerinde olduğu ve belkide o zamandan süre gelen bu karışıklık silselesi nedeni. etrafta sevgilileri görürken bir iç geçirmem, ya bende bulayım olmayacak derken,ya sadece kızlar bir araç mı? ya da vakit geçirilecek karşıt grup gibi mi görmek gerek? ya da bu duyguların hiç bir amacı olmayan ve sonrasında bana zarar olacak diyerekten beklemede mi durmak? beni bu sürece iten olaylar. Yani belki şu yazdıklarımı anlayamazsınız ama kafam çok karışık ki bilemezsiniz hiç.
Yani bir yerden başlayıop bunların hepsini teker teker düzeltmem gerek ama nereden başlayacağımı bilmiyorum hiç. Acaba dersleri bir yoluna sokup, özel hayatıma önem vermeye mi başlasam diyorum; fakat ya özel hayatımı düzeltemez ve hüsran olursa ve düzelttiğim dersleri tekrar çöpre atmak zorunda kalırım diye durmam beni geciktiren olay aslında. Ama risk almadan bir şey olamayacağından dolayı en yakın sürede bu söylediğim şeyi yapacam. Sanırım...

14 Mayıs 2009 Perşembe

Yeter artık hayat ders mi?

Bu aralar çok fazla derslerle boğuşuyorum. Hiç bir dönem böyle olmamıştı; fakat artık anladım ki bölüm gerçek yüzünü göstermeye başladı. Eskiden yatarak geçiyordum dersleri ;fakat şimdi durum böyle değil. iki gündür Gazi Üniversitesinin şenliklerindeyim. İyi güzel eğleniyoruz ama aklımıza gelir gelmez ne neşe bırakıyor ne de huzur. Bugün gidecektim Nev'i dinleyip iki duygusal mentol ortam yaratıp gelecektim ki, sınavın cumartsi sabahı olması ve benim halen bir şey bilmemem nedeniyle şu anda ders arası vermiş durumda nette geziyorum. Ah ulen ah dışarıda hayat var, herkes o üniversitenin şenliğinden başka üniversitenin şenliğinde eğlenirken biz yok açısal ivme, yok koriyolis ivmesi çözüyoruz. Hayat ders mi ya?

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Bırakacağım artık

Artık yoruldum.Bu web dünyasında çok haşir neşir olmak bana göre değil.Nedeni ise ben daha çok gerçek dünyaya bağlı,burada yapılan şeylerin sadece ihtiyaç, işin düme politikası gibi olduğu kanaatindeyim. Haa gerçek dostluklar yok mu hiç derseniz tabi var ama çok az. Kendi öğrenimime ağırlık vermemim ve bu konuda uzmanlaşmamım bana daha faydalı olacağını anladım. Burada hep yardımseer olmayı denedim. Belki kırdım belki sevindirdim ama hep yardım etmeyi istedim. Çünkü ben burada çok kez yardım bekledim ama yardım eden olmadı, çok kez bir şey sordum ama sanki kendisi doğuştan biliyormuş gibi bir havalı, bir aşağılayıcı şekilde bana yardım etti!keşke etmeseydiler. Bir banner yaparmısın dediğimde bir cevap bile vermeyen insan, sonra gelip benden şu banneri yapar mısın ben bilgisayarıma program yüklemek istemiyorum diyip geldiğinde geri çevirmeyip sen bunu yapmıştın demeden ona her defasında işinde yardımcı olum. Bana sende yardım istersen söyle yaparım dediğinde ve sonrasında bir yardım isteyince engellenmek gerçekten üzücü.
Sonra hostçular çok sağolsun.Siteyi silip sonra benim suçum değil yedek alsaydın ben msnde yazdım okusaydın demeleri,sonra taşıma işleminden sonra tüm sitelerin silinmesi.Bunlar beni gerçekten yordu.Sonrada yazıalr yüzünden tanımadığım insanlarla muhattap olmak gerçekten işin artık kötü boyutlara bana zarar vermeye başlamsı,bana artık son demeyi söylettiriyor.
Belki buradan yazarım ama ben bu işleri bırakmaya kararlıyım. İnşallah benim için hayırlı olur ve bundan sonra kafamı yastığa koyduğumda aklımda sadece göreceğim rüyayı merak etmek kalır...