23 Nisan 2009 Perşembe

23 Nisan ve Anılarım

Bugün 23 Nisan. İşte Çocuk Bayramı filan demiyeceğim bunu herkes biliyor. Bugün anladım ki gün geçtikçe 23 Nisanlarımda bir değişme oluyor. Bu sadece 23 Nisan değil tüm bayramlarda oluyor. Eskiden 23 Nisan öncesindeki gece çok heyecanlı olurduk. İşte yarın bayram okulda eğlence, şölen, sonrasında tatil. Bayram günü sevmediğim tek şey okul günlerinden önce kalkmamızdı. Okula gider okuldasıra olmalar, muhabbetler, sırtında o kocaman eşek ölüsü gibi çanta olmaksızın teneke kutulardan yaptığımız topu bizden byüklerin o gün oynamadığı kalelerde rahatça oynardık. Şimdi git oyna deseler sabah sabah ne futbolu deriz:) Sonrasında sıraya geçer diğer günlerden daha çoşkulu marşlarımızı okurduk. Sonrasında doğru Anıtkabir'e giderdik. İlkokulum ve liseminde ikisininde Anıtkabir'e en yakın okul olma sebebiyle hep ziyaretler katılmış, şu anda rehberler kadar Anıtkabir'i misafirlere anlatabilecek kadar tarihçesini bilmekteyim. Örnek yeni yapılan müzedeki fotoğraflardaki bakışların sizleri takip etmesi:) Giderken okul otobüsüyle götürürlerdi. Orada beklemek biraz sıkardı. Soğuk olurdu. Anıtkabir'in o heybetli binası tüm öğrencilerin üzerine bir gölge oluştururdu. Orada askerlerle beraber beklerdik. Bir çok lider geldi geçti fakat biz hiç değişmedik, hep bekleyen olduk. Orada Atamızın huzuruna çıkacağımız için, orayı o kadar gitmeme rağmen o günkü ziyaretin tarifi olamaz. Oradaki törenden sonra doğru okula doğru yürüyerek giderdik ki bu yarım saat sürerdi. Sonra okuldaki törenlere katılırdık. Yorgun olurduk ama izlemek için halen bir şevkimizolurdu. Atabarı şarkısıyla oynayan büyük abla abilerimiz, müzik korosundaki arkadaşların marşları müziklerle söyleyişi halen kulaklarımında. Okulumuza gelen yabancı çocuklara bakardık,sanki başka bir dünyadan gelmişler gibi:D Onların garip gelen kıyafetleri görünce dikaktli dikkatli izlerdik. İşte benim bayramın daha burda anlatmadığım bir çok olaylarla geçerdi ve bu her bayram yaşanırdı. Bu yüzden hep kendimi şanslı hissetmişimdir. Bunu her defasında arkadaşlarımızla konuşurken söyleriz. Ben çocukluğumda her şeyi en güzel şekilde o eski bayramlar denilecek şekilde yaşadım. Bugün bir çocuk sahibi olmuş olsam çocuğuma da bu şekilde anlatmayı değilde yaşatmayı tercih ederdim. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun...

21 Nisan 2009 Salı

Dersten atılma yolları

Evet size bugün başıma gelen ve sizlerinde bunu nasıl becerebileceğinizi öğretmek için bunu yazıyorum. Bugün olağan bir yüksek matematik dersine girdik. Girdik ama ders dinliyor musun ya da anlıyor musun diye sorarsanız hepsine hayır cevabını veririm. Şimdi tabi biz kazık kadar olmuş adamlar derste can sıkıntısından birbirimizle uğraşıyoruz. Zaten makine mühendisliğinde kız sayısı az olması. Bir müddet sonra erkeklerin artık kimseyi etrafta yokmuş gibi bağırıp çağırması. Hepsi gayet normal davranış oluyor. Neyse işte günlerden bugün derste biz sıkıntıdan önce derste acayip müzikler açmaya başlayarak işin sonuna doğru yol almaya başladık. Sonra sınıftaki herkesin gizli bir kağıt savaşı. Hoca ne yapıyor derseniz, ders anlatıyor:)
Sonra sırada yumruklaşmalar. Kavga değil sadece nazik dokunuşlar. Ne bileyim arkadan garip garip gelen anlam verilemez sesler.
Haa birde şu var benim bir noktadan sonra koptuktan sonra aşırı bir kahkaha atmam ki istem dışı oldu. Sonra sıkıldık napalım ne edelim nasıl bir şey yapalımda azıcık gülelim dedik, dedik ama başımıza işte bu yüzden geldi. Bizim gruptaki arkadaş sıranın en başında oturuyordu. Dedik hadi şunu atalım. Sıradaki bende dahil 3 kişi gerilip arkadaşa bir omuz atmamızla önce yandaki duvara sonrada yere sırtüstü uzanmasıan neden olduk :) Arkadaş şaşırmış, tüm sınıf sesi duyunca bakıp gülmeye başlamış bizim arkadaş da çaktırmayın diyip hoca görecek diye halen yerde yatması. İşte bu sırada herke gülmekten bir hal olmuş, katılmışız. Arkadaş sonra kalkıp hocada patlamaya ramak kala ne oldu sorusunu sorduğunda arkadaş ayağım kaydı diyince iyice biz gülmeye başladık. Sonra siz hem ders dinlemiyorsunuz hem konuşuyorsunuz, arkada bir haltlar çeviriyonuz diyip atma girişiminde bizim arkadaş hemen kitap açıp "hocam ders dinliyoruz" diyerek kitabı gösterdiğinde önümüzdeki kitabın imal usulleri kitabı olduğunu üzerinde denklemler yerine kaynak resimleri olması hoca birde başka ders çalışıyorsunuz kalksın bu sıra çıkın dışarı diyince güle güle çıktık. O değilde biz hadi 4 kişi suçluyduk diğer "uyuyan" arkadaşlarda bizim yüzümüzden atıldı. Ki dersin bitmesine 5 dakika kalmış ve yok yazılmalarına neden olacaktık.Allah'tan hoca unutmuş imzaları silmeyi. Yani siz siz olun denemeyin. Ama çok komik oluyor söleyim size.

20 Nisan 2009 Pazartesi

Yine Sorun

Ya aksiliklerde bir gün peşimi bıraksın bir günde şu yatağa koyunca yarın şu işi kesin yapayım bitireyim diye iş çıkmasın yaa.Valla bıktım hani.Bugün ile beraber sitemin açılmaması nedeniyle host sahibim ile konuştum.Alıştım hani kapanmasına site silinmesine.Neyse konuşuyoruz daha acı gerçeği yavaş yavaş bana söylerken içim ürpermeye başladı.Demez mi diskte sorun çıktı yeniden yükleme yaptık.Sizinkiler gitti.Ya geçen gün host devretti, neyazsak.com kapandı onların yüzünden yarışmaya giremedim.Bu seferde yarışmaya katıldığım site turkmuhendis.org kapalı.Şimdi ben nasıl oy isteğim.Derece alan blog kapalı bir blog haha:D
Hadi yedek olsa bir şey demiyecem ama işim gücüm yokmuş gibi şimdi önbellekten yazıları tekrar yaz.Olacak iş değil ama oldu.Bende diyordum bugün mukavamet sınavı notumun moraliyle kapatayım diyordum.Okulda da bir çok şey odlu zaten.Neyse sağlık olsun inşallah daha beteri gelmez!

19 Nisan 2009 Pazar

Blog Yazarları Mangalındaydım

Bugün 10:00-13:00 arası ingilizce kursundan sonra doğru göksu'ya blog yazarları mangalına katılmaya gittim.Biraz acele becele bir şey oldu ama 2de oradaydım.Barışın dediğine göre tam 50. kiişi ben olmuşum:D Biraz yorgundum açıksası ondan sessiz böyle masum kaldım:) Gerek cumartesi zorlu bir sınav atlatmak için uykusuz günler gerekse sabah kursta ders dinleme şevki ile son dakika quizi tüm gücümü aldı götürdü.
Mangal iyiydi,aşçıları beğendim geldiğimde pişmiş etlerden aldım yedim gayet güzeldi.Çok az voleybol oynadım.En güzeli "Yakan Top" oyunuydu.Herkes özlemiş oynamayı.Hele Kaan Fakılıyı görecektiniz.Nasıl kaçıyordu toptan:D:D
Hüseyin Mert'in olaylara anlık yorumlarını beğendim.Bu benim ikinci katılımımdı.Biraz da ondan dolayı mı nedir herkes kanka olmuş çıkmış:)
İşin özü her şey güzeldi.Yedik içtik takıldık.Hava iyiydi.Ortam güzeldi.Gelecek blog yazarları toplantılarında abartılı organizasyonlara gidebilirler.Valla Ankaralılar olarak ne kadar aktif olduğumuzu gösterdik ya bu bile yeter:)

18 Nisan 2009 Cumartesi

Oh be bitti sınavlar

Ya nasıl bir şey ya biri biter biri gelir,ona çalışağım derken diğerini sapıtırsın.Dün çalışıyorum derse 2 ünite bitmiş diğerine çalışırken öbürlerini unuttum,moral sıfır oldu.Ulan diyorsun başları yeter be ama lan baştan çalışsan böyle olmayacak.Birde şu var her dönem başı bu dönem farklı olacak sözü.Hiçte farklı olmuyor.:)
Neyse öyle böyle girdik çıktık bitirdik ilkini.2 hafta sonra yeniden gelirler ama o süre zarfından az dinleneyim farklı olacak bu ikinciler :D:D

16 Nisan 2009 Perşembe

Merhaba Güzel İnsanlar

Merhabalar,
Artık buradan kafamın estiği gibi asıp keseceğim.Bilmediklerimi soracağım,bildiklerimi paylaşacağım yorumları hiç çekinmeden yapacağım.Her telden konuşağım.Boş konuşacağım yeri gelecek çok ciddi olacağım.Yakında beni buradan birde benden dinleceksiniz...